Dijital Reklam Hizmeti Veren Kişinin Ceza Sorumluluğu
Dijital reklamcılık ve sosyal medya yönetimi günümüzde hızla büyüyen bir sektördür. Ancak bu alanda faaliyet gösteren profesyoneller, zaman zaman müşterilerinin yürüttüğü faaliyetler nedeniyle dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilmektedir.
Peki yalnızca Instagram reklamı vermek veya sosyal medya reklam kampanyasını yönetmek, dolandırıcılık suçuna iştirak anlamına gelir mi?
Ceza hukuku ve Yargıtay içtihatları bu konuda oldukça nettir.
Dolandırıcılık Suçunun Oluşabilmesi İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine göre bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:
- Hileli davranış
- Aldatma
- Mağdurun zararına menfaat temini
- Failin kastı
- Dolandırıcılık suçu ancak yoğun, ustaca ve aldatıcı davranışlarla mağdurun hataya düşürülmesi halinde oluşabilir.
Nitekim Yargıtay da bu hususu açık şekilde belirtmektedir:
“Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin mağduru aldatabilecek nitelikte yoğun ve ustaca hileli davranışlarla mağduru hataya düşürmesi gerekir.”
(Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/19366 E., 2014/12203 K.)
Bu nedenle her ticari ilişki veya teknik hizmet dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilemez.
Sosyal Medya Reklamcısının Ceza Sorumluluğu Var mı?
Dijital reklam uzmanlarının görevi genellikle:
- Reklam kampanyası oluşturmak
- Reklam bütçesini yönetmek
- Hedef kitle belirlemek
- Reklam performansını takip etmek
şeklindedir.
Bu kişiler:
- ürün satışı yapmaz
- sipariş almaz
- ödeme tahsil etmez
- ürünün gerçekliğini denetlemez.
Dolayısıyla sadece reklamın teknik olarak yayınlanması, dolandırıcılık fiilinin bir parçası olarak kabul edilemez.
Yargıtay bu konuda şu değerlendirmeyi yapmaktadır:
Sanığın eylemi yalnızca ilan verilmesi veya mağdur ile temasın sağlanması niteliğinde ise dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilemez.
(Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/197 E., 2013/13544 K.)
Suça İştirak İçin Kast Şarttır
Ceza hukukunda bir kişinin suça iştirak etmiş sayılabilmesi için:
- suç işleme iradesinin bulunması
- suçun işlenişine bilinçli katkı sağlaması
gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da müşterek faillik için şu şartları aramaktadır:
- birlikte suç işleme kararı
- suç üzerinde ortak hakimiyet
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/410 E., 2022/264 K.)
Bu unsurlar yoksa suça iştirak hükümleri uygulanamaz.
Müşterinin Talimatıyla Yapılan Para Transferleri Suç Sayılır mı?
Dijital reklam sektöründe sıkça görülen bir uygulama da müşterinin reklam bütçesini ajansa göndermesi ve ajansın bu bütçeyi Meta (Facebook/Instagram) sistemine aktarmasıdır.
Bu durumda hesap hareketlerinde görülen para transferleri:
- reklam bütçesi
- reklam giderleri
- hizmet bedelleri
niteliğinde olabilir.
Bu tür ticari işlemler tek başına dolandırıcılık suçuna delil olarak kabul edilemez.
Ceza Hukukunun Temel İlkesi: Şüpheden Sanık Yararlanır
Ceza yargılamasında temel ilke şudur:
Suçun işlendiği kesin olarak ispatlanamadıkça sanık mahkum edilemez.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için:
- hile
- kast
- menfaat temini
unsurlarının açık ve kesin şekilde ortaya konulması gerekir.
Bu unsurların bulunmadığı durumlarda beraat kararı verilmesi gerekir.
Sonuç
Dijital reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin:
- müşterinin ürününü satması
- ödeme tahsil etmesi
- dolandırıcılık faaliyetini bilerek desteklemesi
söz konusu değilse, yalnızca reklam kampanyası yürütmeleri dolandırıcılık suçuna iştirak anlamına gelmez.
Ceza hukukunun temel prensipleri ve Yargıtay içtihatları da bu yöndedir.