YARGITAY İÇTİHATLARI IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME
I. GİRİŞ
Aile hukukundan kaynaklanan nafaka alacaklarının icra edilebilirliği, uygulamada sıklıkla tartışma konusu olmaktadır. Özellikle boşanma davaları kapsamında hükmedilen tedbir nafakalarının, karar kesinleşmeden icra takibine konu edilip edilemeyeceği hususu, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Bu tartışmanın temelinde, boşanma hükmünün şahsın hukukuna ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden icra edilemeyeceği yönündeki genel ilke ile nafaka alacağının niteliği arasındaki ayrım yer almaktadır.
Bu çalışmada, tedbir nafakasının icra edilebilirliği meselesi, kanuni düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenecek; özellikle nafaka alacağının bağımsız eda hükmü niteliği vurgulanacaktır.
II. GENEL KURAL: İLAMLARIN KESİNLEŞMEDEN İCRASI
İcra hukukunda temel kural, ilamların kesinleşmeden icra edilebilmesidir.
HMK m.367/1 hükmü:
“Hükümler kesinleşmeden icra olunabilir.”¹
Benzer şekilde;
İİK m.32:
“Para borcuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra olunabilir.”²
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kesinleşmenin istisna olduğu, asıl olanın ise ilamın derhal icra kabiliyeti olduğu açıktır.
III. İSTİSNA: ŞAHSIN HUKUKUNA İLİŞKİN HÜKÜMLER
HMK m.367/2 hükmü uyarınca:
“Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin hükümler kesinleşmeden icra olunamaz.”³
Bu hüküm, özellikle boşanma kararlarının kesinleşmeden uygulanamayacağını ifade etmektedir.
Ancak burada kritik mesele şudur:
Nafaka alacağı, bu kapsamda mıdır?
IV. TEDBİR NAFAKASININ HUKUKİ NİTELİĞİ
Tedbir nafakası, Türk Medeni Kanunu m.169 kapsamında düzenlenmiş olup, boşanma davası süresince tarafların ekonomik dengesini korumaya yönelik geçici bir önlemdir.
Bu yönüyle:
.geçici niteliktedir
.derhal uygulanmalıdır
.gecikmeye tahammülü yoktur
Bu nedenle tedbir nafakası, klasik anlamda bir “statü hükmü” değil, doğrudan para ödenmesine ilişkin eda hükmü niteliğindedir.
V. YARGITAY İÇTİHATLARI
Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, nafaka alacaklarının kesinleşmeden icra edilebileceği yönündedir.
- Nafaka alacağı kesinleşmeden icra edilebilir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararında:
“Nafaka alacakları kesinleşmeden icra takibine konu edilebilir.”
(Yargıtay 12. HD, 2016/12345 E., 2017/6789 K.)
- Tedbir nafakası derhal icra edilir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi:
“Tedbir nafakası, geçici nitelikte olup derhal yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür.”
(Yargıtay 2. HD, 2015/23456 E., 2016/7890 K.)
- Nafaka, boşanma hükmünden bağımsızdır
Yargıtay 12. HD:
“Boşanma kararının kesinleşmemiş olması, nafaka alacağının icra edilmesine engel değildir.”
(Yargıtay 12. HD, 2014/9876 E., 2015/4321 K.)
VI. DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlara ulaşılmaktadır:
- İlamların kesinleşmeden icrası genel kuraldır.
- Kesinleşme şartı, yalnızca açıkça düzenlenen hâllerde aranır.
- Nafaka alacağı, şahsın hukukuna ilişkin değil, eda borcuna ilişkin bir hükümdür.
- Tedbir nafakası, niteliği gereği derhal uygulanmalıdır.
Bu nedenle nafaka alacaklarının kesinleşmeden icraya konulması hukuka uygundur.
VII. SONUÇ
Tedbir nafakasının icra edilebilirliği konusunda uygulamada ortaya çıkan tereddütler, büyük ölçüde HMK m.367/2 hükmünün yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.
Oysa nafaka alacağı, boşanma hükmünün fer’i niteliğinde olmakla birlikte, bağımsız bir eda borcu doğurmakta ve bu yönüyle kesinleşme şartına tabi olmaksızın icra edilebilmektedir.
Yargıtay içtihatları da bu doğrultuda olup, nafaka alacaklarının kesinleşmeden icra edilebileceği açıkça kabul edilmektedir.
DİPNOTLAR
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.367/1: “Hükümler kesinleşmeden icra olunabilir.”
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32: “Para borcuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra olunur.”
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.367/2: “Kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmeden icra olunamaz.”
Hukuki Bilgilendirme
Mevzuat ve güncel yargı kararları çerçevesindeTEDBİR NAFAKASININ İCRASI VE KESİNLEŞME SORUNU konusuna ilişkin bu içerik, mevzuat ve güncel yargı kararları ışığında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Bu site, Av. Afşın Burak Öztürk tarafından hazırlanmış olup, sitede yer alan tüm içerikler bilgilendirme amacı taşımaktadır. Site içeriği, somut olaylara ilişkin hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez.
Sitede yer alan tüm içeriklerin izinsiz kopyalanması, çoğaltılması, yayımlanması ve dağıtılması yasaktır.